Derin Ven Trombozu ve Pulmoner Emboli

Derin ven trombozu, kan pıhtılarının oluştuğu ciddi, ancak önlenebilir bir sağlık sorunudur. Genellikle bacağın alt kısmı, uyluk, pelvis ve bazen kollardaki damarlarda görülür. Tedavi edilebilir bir hastalıktır. Bununla birlikte; başka hastalıklara, sakatlık ve ölüme neden olabilir. Sıklıkla tanı konulmasında güçlük çekilir. Bu nedenle, semptomlar ortaya çıkarsa tıbbi bakım almak oldukça önemlidir.

Pulmoner emboli, çoğunlukla derin ven trombozu (DVT) ile ilişkilidir. Pulmoner emboli (PE) hastalığında derin ven trombozu kan pıhtısı, damar duvarlarından kopar ve kalp yoluyla pulmoner arterlere gider. Pulmoner emboli meydana gelirse, akciğerler ve diğer organlar hasar görebilir ve hayati tehdit oluşturabilir.

Bu hastalıklar, kan pıhtısı pelvis veya uyluk bölgesinin derin damarlarında olduğunda ortaya çıkabilir. Yüzeyel venöz trombozu (YVT) olarak bilinen damarlarda deri yüzeyine yakın kan pıhtısı pulmoner emboliye neden olmaz. Derin ven trombozu olmadan pulmoner emboli gelişmesi mümkündür.

Risk Faktörleri:

Derin ven trombozu ve pulmoner emboli herkeste gelişebilir rahatsızlıklardır. Birçok faktör katkıda bulunabilir. Ancak aynı anda birden fazla faktöre sahip olmak, kan pıhtısı oluşma ihtimalini artırabilir. DVT ve PE riskini artırabilecek bazı ortak faktörler şunları içerir:

  • Bir kırık, kas hasarı veya büyük cerrahinin neden olduğu damara hasar
  • Yatakta istirahat, sınırlı hareket, oturma ve bacaklardan uzun süre kan dolaşımı zayıflaması veya kan akışı olmaması ve felç
  • Doğum kontrol haplarından östrojen artışı, hormon replasman tedavisi veya gebelik
  • Kanser ve kanser tedavileri
  • Obezite
  • Ailede DVT ve PE ya da bireyde pıhtılaşma bozuklukları olması
  • Santral venöz kateterler
  • Varisli damarlar
  • Alt ekstremitede venöz yetmezlik

Derin Ven Trombozu ve Pulmoner Emboli Belirtileri

Kadınlar pulmoner emboliye erkeklerden daha fazla yatkındır. Herkes derin ven trombozu ve pulmoner emboliden dolayı acı çekebilir, uyarı işaretlerini ve belirtilerini bilmek önemlidir.

Derin ven trombozu hastalarında hiç bir belirtisi olmaz. Bununla birlikte, bir hasta herhangi bir semptom yaşarsa ve yukarıda belirtilen risk faktörlerine maruz kalırsa, mümkün olan en kısa sürede tıbbi bakım almalıdır.

Belirtileri şunları içerir:

  • Baldırlarda kramp hissi
  • Ekstremitelerde (uzuvlar), özellikle bir tarafta şişme, ağrı ve hassasiyet
  • Cildin kızarması, genellikle yukarıda tarif edilen şişme, ağrı ve hassasiyet ile ilişkilendirilir.

Pulmoner emboli belirtileri, derin ven trombozu olsun ya da olmasın ortaya çıkabilir. Pulmoner emboli, son derece ciddi olabilir. Aşağıdaki pulmoner emboli belirtileri ortaya çıkarsa, hasta derhal bir doktora görünmelidir:

  • Nefes darlığı
  • Düzensiz veya hızlı kalp atışı
  • Göğüs ağrısı veya rahatsızlık, genellikle derin nefes alırken olur
  • Kan tükürme
  • Düşük tansiyon, bayılma ve hafif baş dönmesi
  • Anksiyete ve sinirlilik

Derin Ven Trombozu ve Pulmoner Emboli Teşhisi

Bir hasta derin ven trombozu ve pulmoner emboli semptomlarıyla doktora başvurursa, tanı testlerine tabi tutulur. Genellikle invaziv veya rahatsız edici olmayan tanı görüntüleme testleri kullanılır

Venöz ultrason muayenesi ile damarlarda kan pıhtıları bulunabilir ve akciğerlerin arterlerindeki kan pıhtılarını aramak için hızlı bir şekilde göğüs BT taraması yapılabilir.

Oksijenin akciğerlere ne kadar iyi aktarıldığını tanımlayan bir başka test akciğerler için bir VQ taramasıdır.

Bu vakalarda MR’ler daha az yaygındır. Ancak pelvisdeki damarları değerlendirmek için kullanılabilirler.

Vücutta aşırı pıhtılaşma olup olmadığını belirlemek için D-dimer testi adı verilen bir kan testi yapılabilir. Negatif ise, DVT veya PE’ye yakalanma şansı çok düşüktür. Bununla birlikte, pozitif bir test, ciddi bir problemi göstermez. Çünkü iyileşmekte olan bir cilt yarasında kan pıhtılaşması kadar basit bir şey ifade edebilir.

Kan testleri, “pıhtılaşma bozukluğu” olarak da bilinen protrombotik durumu saptamak için yapılabilir. Bu testler çok pahalıdır ve sonuçlar birkaç gün sürebilir. Normal olarak, yalnızca hastada DVT veya PE varsa ve pıhtılaşma bozukluğu ile ilgili endişeler varsa veya eğer bir hasta DVT veya PE ailesinde öyküsü olması nedeniyle pıhtılaşma bozukluğu açısından taranmışsa kullanılır.

Derin Ven Trombozu ve Pulmoner Emboli Tedavisi

Pulmoner emboliye dönüşmeden önce derin ven trombozunu teşhis etmek ve tedavi etmek çok önemlidir. Bir doktor, kanın pıhtılaşma kabiliyetini azaltacak bir tedavi stratejisini değerlendirerek, reçete eder.

Antikoagülanlar veya kan sulandırıcılar, DVT veya PE’ye yakalanan hastalar için en çok reçete edilen ilaçtır. İki görevleri vardır. Kan pıhtılaşma kabiliyetlerini azaltırlar ve mevcut kan pıhtılaşmalarının büyümesini durdururlar.

Bununla birlikte, kan incelticiler mevcut kan pıhtısını parçalamaz. Vücudun pıhtıları normal mekanizmaları vasıtasıyla parçalaması için sadece pıhtılaşma sürecini durdururlar.

Hastalar antikoagülan ilaçları hap, enjeksiyon veya intravenöz olarak alabilirler. Genellikle hastaların yaklaşık 6 ay boyunca oral ilaç tedavisine devam etmeleri istenir, ancak her kişide farklılık gösterir.

Tedaviyi etkileyen faktörler arasında şunlar bulunur:

  1. Kadınlarda gebelik
  2. Kısa vadeli pıhtılaşma riski ile uzun vadeli riskler
  3. Kan pıhtılaşması öyküsü
  4. Önceden var olan başka hastalıklar

Yüksek kanama riski nedeniyle kan inceltici alamayan hastalar “vena cave” filtresine ihtiyaç duyabilir. Bu filtre, pulmoner emboliye neden olmadan önce kan pıhtılarını yakalamak için “İnferior Vena Cava” adı verilen karında büyük bir damara yerleştirilir. Dezavantajı, yeni kan pıhtılarının oluşumunu durdurmamaları ve bazen pıhtıların filtreden küçük damarlardan geçebilmeleri veya filtre üzerinde oluşabilmeleri, kopmaları ve akciğere ulaşabilmesidir.

Şiddetli Derin ven trombozu vakalarında, iki seçenek vardır. Bir tanesi etkilenmiş damara erişmek ve “trombektomi” olarak bilinen bir ameliyat ile kan pıhtını çıkarmaktır. Diğeri, denemek ve çözmek için DVT alanına trombolitik ilaçlar vermek veya “pıhtı bozucu” vermektir.

Pulmoner emboli tedavisi, genellikle derin ven trombozu tedavisinde yukarıda tarif edildiği gibi “antikoagülanlar” da içerir.

Hayati tehdit oluşturan bir pulmoner emboli durumunda, doktor kan pıhtılarını parçalayan trombolitik ilaçlar reçete edebilir. Beyin ve gastrointestinal sistem gibi vücudun diğer bölümlerinde kanamaya neden olabileceği için bu tehlikeli olabilir. Doktorlar bu ilacı vermekle ilgili vaka bazında karar vermelidirler.

Nadiren de olsa, cerrahın “embolektomi” olarak bilinen bir prosedürle akciğerlerden kan pıhtısını çıkarması gerekebilir. Bu aynı zamanda çok riskli bir prosedürdür ve sadece son çare olarak kullanılabilir.

Alınması Gereken Önlemler:

İnsanların sağlıklı kalmaları ve kilolarını yönetmeleri, hareketsiz bir yaşam tarzından kaçınmaları önemlidir. Pıhtılaşma bozuklukları geçmişi olan bir aile geçmişi varsa doktorla konuşarak DVT ve PE gelişme risklerini azaltabilirler.

Bazı basit kurallar derin ven trombozu ve kan pıhtılarını önlemeye yardımcı olabilir. Bunlar arasında şunlar bulunur:

  • Örneğin 4 saatten uzun bir süre boyunca oturursanız, hareket etmeniz gerekir. Uçakta ya da otobüste, yolcular her 2 saatte bir koridor boyunca yürüyebilirler.
  • Yatak istirahati yapanların sınırlı olsa bile mümkün olduğunca hareket etmeleri önemlidir.
  • Bacak kaldırma, bacak kaslarını sıkma ve bükme gibi egzersizler, topuk ve ayak parmaklarını kaldırmak gibi oturma egzersizleri yapmak önemlidir.
  • Tahriş eden ve dar çoraplar giyilmemelidir.
  • Sadece uygunsa, antikoagülan ilaç kullanılmalıdır.

Ailesinde ya da bireysel kan pıhtı geçmişi olan insanlar derin ven trombozu veya pulmoner emboliyi işaret eden belirtilere ve semptomlara dikkat etmelidirler. DVT ve PE’nin ortaya çıkma ihtimalini azaltmak için hareket etmeye devam etmek ve uzun süre hareketsiz kalmamak önemlidir.

Yorum Yapın

Ad Blocker Tespit Edildi

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Refresh